vrijdag 23 november 2012

Gardaşlık Fanatiklikten Büyüktür Embesil!



Her insanın yakın bir dostu vardır. Bu genelde istem dışı gelişir ve anlamadan oluşur. Bir insanla konuşmaya başlarsın, gün geçtikçe daha çok konuşursun. Onunla sırlarını paylaşırsın. Anlamadan o kişi hayatında önemli bir yer almış olur. Öyle ki, sevinçlerinde ve üzüntülerinde de ilk o yanında olur.

Bu insanla küçük yaşta arkadaşlığa başlarsın. İlk başta kimin hangi takımı tuttuğunu bilmezsin, çünkü daha küçük bir kızsın. O zamanlar takım tutmak hakkında bildiğin tek şey babanın sürekli anlattığı o futbolcuya, onu hiç görmeden hayranlık duymak ve başkalarından dinlediğin anılar sayesinde takımının renklerine gün geçtikçe daha çok bağlanmaktı. Aradan yıllar geçer ve seni en iyi anlayanın o olduğunu görürsün. Sevincine, üzüntüne ve heyecanına ortak olur o kişi. Aynı senin gibidir aslında, senin gibi düşünür, senin gibi sever, senin gibi taraftardır. Aranızda ki tek fark sevdiğiniz renkler olur. Ama seni en iyi anlayan o olduğu için, sen bunu umursamazsın.

Sonra 3 temmuz 2011 olur. Arkadaşlığınızı bu günü göze almadan kurarsınız ve sizin için çok önemli bir dönem başlar. Birbirinizle şike olaylarını konuşmazsınız, çünkü bilirsiniz; konuşursanız birbirinizi kırarsınız. Dediklerini duymamazlıktan gelirsiniz, yazdıklarını görmemezlikten gelirsiniz. Bazen dayanamayıp ona cevap yazmak istersiniz, eşek su'dan gelinceye kadar onu dövmek istersiniz. Sonra aklına gelir ve dersin "Fenerbahçe bizim arkadaşlığımızı yıkacak güce sahip değil" ve yazdıklarınızı silersiniz.

Kuşkusuz futbol dünyasında haksızlığın ne demek olduğunu en iyi Trabzonspor taraftarı bilir. Ve bir gün gelir senin için önemli olan o arkadaşın haksızlığa uğrar. Her taraftar gibi, hangi takımın olursa olsun, onunda deplasman hayali vardı. İşte onda Trabzonspor'u görürsün. Tabi ki deplasman maçını şampiyonlukla kıyaslayamazsın, ama ne demek istediğimi anlarsınız herhalde. Her alanda takımını her deplasmanda desteklersin ve bir gün biri veya birileri senin hakkın olan deplasmanı elinden alır. Sen sonuna kadar haklı olduğunu bilirsin ama karşındaki insafsız, yüzsüz bir şekilde kendini doğru çıkartmak ister. Herşey apaçık ortada olduğu halde, haksızlık yaptığının farkında olduğu halde parmağını bile kıpırdatmaz. Bunu gören, bilen ve sesini çıkarmayan herkes haksızlığı yapanlar kadar vicdansızdır! (Burda canım arkadaşıma mesaj göndermiş oluyorum)

Bu sebeblerden dolayı, her ne olursa olsun, hangi takımı tutarsa tutsun, hangi renklere aşık olursa olsun, insan arkadaşını savunur ve arkasında durur. Çünkü sen adaletsizliği bilirsin, çünkü sen güçlünün hukukunu bilirsin. ÇÜNKÜ SEN HAKSIZLIĞI BİLİRSİN! 

"Adaletsizliğe, güçlünün hukukuna karşı gelmek, el birliğiyle gasp edilen hakkını aramaksa vatan hainliği, Trabzonsporlular vatan hainliğine devam ediyor hala." (Vira)

Geen opmerkingen:

Een reactie posten