dinsdag 8 mei 2012

Adalet senin neyine?



“Geçen sene, ki alnımızın akı olan, şampiyonluğun akabinde tekrar elimize bir şampiyonluk geçti” diyen Emre Belözoğlu “Geçen sene bir haksızlığa uğradıysak ki ben uğradımızışünüyorum…”  diye devam ediyor Trabzonspor – Fenerbahçe müsabakasından sonra ki açıklamarında. Emre Belözoğlu’nun bu sözlerini göz önünde bulundurup bu yazıma başlamak istedim. Herkesin bildiği bir konuya değinmek ve tekrar tekrar bazi şeylerin altini çizmek istiyorum.

Pazartesi gecesi saat 2 sularında (Türkiye saati 3) PFDK’nin açıklaması çoğu insanları şaşırtmadı, adeta şoke etti. 3 temuz’dan bu yana Türkiye futbol gündemini hayretler içerisinde izlerken TFF ve PFDK yavaştan böyle bir karar alacağını önceden hissetirmişti. Yalnız PFDK tarafından verilen cezalar ve gerekçeleri şike’yi serbest bir duruma getirdi. Eskişehirspor-Trabzonspor, Gençlerbirliği-Fenerbahçe, Fenerbahçe-Ankaragücü ve Fenerbahçe – Istanbul BB müsabakalarında sonucu etkilemekten dolayı cezalar verildi. Bu ceza alanlardan öne çikanlar tartişmasız Mehmet Şekip Mosturoğlu, Ilhan Yüksel Ekşioğlu, Cemil Turan, Ibrahim Akın, Ahmet Çelebi, Ümit Karan ve Serdar Kulbilgi. Bu kişiler şikeye dahil oldular ve hiçbir kulüp bunun sorumlusu değil. Hepsi kendi babalarının hayrına yaptılar. Ibrahim Akın ise dünya’da bir ilke imza atti, tek başina şike yapip yan gelip yatti. Ona kim para verdi, kiminle anlatşi, bunlar hiç dahil olmadi PFDK tarafindan verilen kararlara. Kisacasi PFDK şunu diyor aslında: “Evet şike yapıldı, ama Fernerbahçemizi kurtarmak için biz Türk Milli takimini ve tüm Türk takımlarını yakarız.”


Ibrahim Akın: “Şike operasyonunu tek başıma yürütmüş gibi gözüküyorum. Diyelim ki ben bunu yaptım, peki kiminle yaptım bu şikeyi? Muhataplar suçsuz bulunuyorsa nasıl oluyor da şike yaptığım kabul ediliyor? Şikeyi tek başıma mı yaptım, neden başka kimse yok ortada? Şike yapıldıysa tek başına mı yapıldı? Sahipsizim, arkamda büyük bir kulüp yok diye mi kurban ediliyor, 3 yıl men ediliyorum?”

Kararlar verildi bunu değiştiremeyiz artik, ama 30 nisanda bu kararlar verilseydi ne olurdu bunu tüm Türkiye biliyor: Fenerbahçe küme düşecekti. Değişen 58. madde sağolsun. Peki bu durumda haksızlağa uğrayan taraf kim oluyor?

Tabi ki bu sene yapılan ilk saçma karar bu değil. 2007-2008 sezonunda Trabzonspor – Sivasspor müsabakasında maçin bitimine 30 saniye kala sahaya inen taraftar sayesinde 0-3 hükmen mağlup ve 5 maç saha kapatilma cezası alan Trabzonspor’a karşı bu sezon Beşiktaş – Galatasaray müsabakasında sahaya inen taraftar için Beşiktaş’a 2 maç saha kapatılma cezası var (taraftar sahaya itilmis). Gelelim bu sezon ki Fenerbahçe – Beşiktaş müsabakasına. Sahaya kendi rızası ile inen taraftar için ceza verildi mi? Peki bu durumda haksızlağa ugrayan taraf kim oluyor?

Gelelim Trabzonspor’un Galatasaray maçında ‘dirsek attığı’ için 3 maç ceza alan Zokora’ya. Kırmızı kart’ın tartışmasız haksız olduğunu vurgulamamza gerek yok, ki 3 maç men’i dile bile getirmeyeceğim. Ayni Zokora Fenerbahçe – Trabzonspor müsabakasında Emre Belözoğlu tarafından ırkçılağa maruz kalir ve PFDK Emre Belözoğlu’na iki maç ceza verir (daha sonra 3). Halbu ki Emre Maraton programında ırkçı sözleri kabul etmişti. Görüyoruz ki Türkiye ırkçılık konusunda nekadar hassas.

Trabzonspor – Fenerbahçe müsabakasında Emre’nin ısrari üzerine Zokora Emre’ye el bile vermezken maçın 45+ dakikasinda Zokora’dan intikam hamlesi geldi. Bana göre sportmen bir hareket değil ama yerinde bir hareket. Açik söyliyeyim, pozisyonu gördüğümde hoşumada gitmedi değil.




Zokora kendi adaletini kendi yerine getirdi. Ve bundan emin olabilirsiniz ki Trabzonspor taraftarıda buna yapacaktır. Başkanımız Sadri Şener’in dediği gibi “Trabzon’da 10 ay geciken ve tecelli etmeyen adalt, şehri patlama noktasına getirdi”.  Korkarim son iki Fenerbahçe müsabakalarında gördüklerimiz olaylar bir başlanğıç. Gurur duyuyormuyum, hayır. Ama bildiğim birşey varsa oda Trabzon halkinin haksızlığa tahamülü olmadığına ve bu insanların aptal yerine koyulmaktan pek hoşlanmadıklarıık ve net.


Emre Belözoğlu: “Ne olursa olsun futbolcular, başta ben Emre Belözoğlu olarak, bu ülkenin en değerli futbolculardan biri olarak, ben kendimi irdelemem gerekiyorsa, bu ülkede yaşayan teknik adamlar, bu ülkede yaşayan başkanlar, bu ülkede yaşayan medya mensupları, herkes biraz daha ellerini vicdanına koyup hareket ederseler çok güzel günler Türk futbolunu bekleyecektir.”

Şimdi soruyorum; Elinizi vicdanınıza koyarak söyleyin haksızlığa uğrayan kim?

Geen opmerkingen:

Een reactie posten